
Ege’de zeytinin, zeytinyağının ve incirin içine doğmuş; aile büyüklerinin yetiştirdiği bitkileri görerek ve onlarla vakit geçirerek büyüyen biri olarak, bitkiler dünyasına olan merakım küçük yaşlarda başladı. Üniversite tercihimi başta bu yönde yapmasam da sonrasında Ege Üniversitesi, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümün’den Ziraat Mühendisi olarak mezun oldum. Bir süs bitkileri firmasında çalışmaya başlayarak, süs bitkilerine olan merakımı burada yaptığım çalışmalarla pekiştirdim. Daha önceleri gübre üretici firmaların yaptığı çeşitli argelerde yer aldım; bu da arazide bitki zararlı ve hastalıkları, spesifik bitki besleme ürünleri vb. hakkında sahada bilgi edinmemi sağladı. Yine belli süre topraksız tarımla bitkisel üretim yapan bir firmada çalışarak üretim ve otomasyon konusunda uygulamalı bilgiler edindim. Bir yandan burada zaman konusunda özgür olmak ve dijitalde içerik üretmek (ve en önemlisi araştırma yolculuğu), hem kendimi daha fazla geliştirmek hem diğer insanların bilgisine sunmak adına çok faydalı. O yüzden “Otmühendisi"ne yazılar yazmak için çeşitli araştırmalar yaparken buldum kendimi. Yaşamı gözlemlemek, farkında olmak ve olan biteni anlamaya çalışmak, daima benim sürecimin bir parçası oldu. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanan biri olarak bir şeyleri okumak ve içimden geldiği gibi yazmak ise bana her zaman ilham olmuştur.
Bitki büyümek için acele etmez. Yazı da etmesin.
Her iddianın arkasında bir kaynak, bir gözlem, bir başarısızlık durur.
İnternet mevsimsizdir; bu defter değildir. Kış kışta yazılır.
Yalnızca deneyip, toprağa değip, yiyip içtiğimiz şeyleri yazıyoruz.
Balkon duvarına üç saksı. Notlar bir yeşil defterin kenarına düşer.
Bir arkadaşa yazdığım e-postadan ilk yazı doğar.
Şehri bırakır gibi olmadan, şehir dışındaki küçük bir bahçeye taşınır her şey.
Pazar sabahları gelen bültenin arkasına düşen bir okur topluluğu.
Yeni bölümler, yeni düzen. Ama aynı toprak, aynı soru: "Bu bitki bize ne söylüyor?"
Haftalık uzun okumalar, saha notları, mevsimsel takvimler.
Pazar sabahları kısa bir mektup. Yalnızca e-postayla. Hiçbir kovalama yok.
Hayır. Yazılar reklamsız ve gizli sponsorluksuz yayımlanır.
Kaynak göstererek ve ticari olmayan amaçlarla evet. Eğitimde, okulda, atölyede rahatça kullanabilirsin. Ticari kullanım için e-posta atmanı rica ederiz.
Bir yazıyı bir arkadaşına iletmek yeterli. Daha fazlası için bültene abone olabilirsin.
Haftalık kısa bir not: üç yazı, bir mevsim gözlemi. Sessiz, reklamsız.
İstediğin an vazgeçebilirsin. Spam yok, takip yok.